Dec
18

Bilinçaltı ile İngilizce Öğrenmek

Bilinçaltı ile İngilizce Öğrenmek

 

Bilinçaltı, gönüllü hizmetkardır. Bilinçli akıldan daha güçlüdür. Bedenimizin her türlü fonksiyonunun otomatik olarak yönetilmesini sağlar. Kalbimizin atması, kan dolaşımımız, midemizdeki yemeklerin sindirilmesi bilinçaltı tarafından yönetilir. Ayrıca yaşamımızda, doğduğumuz andan itibaren yaşadığımız ve söylediğimiz olumlu, olumsuz her şey bilinçaltında gizlidir. Çok küçükken yaşadığımız olumsuz bir olay tüm yaşamımızı etkiler. Biz bunun farkında değilizdir, unutmuşuzdur; ama bilinç altı unutmaz. NLP teknikleriyle, yaşadığımız o yıla giderek olayı hatırlarız. Sonra gereken diğer teknikler uygulanarak, olay bilinçaltından tamamen silinir. Olay silindiğinde bilinçaltının kodlaması değiştiğinden, kişi aynı olayı düşündüğünde artık rahatsız olmaz.

 

Bilinçaltı bilgisayar gibidir. Düşündüğümüz olumlu ya da olumsuz her şey bilinçaltındaki hard diske kaydolur ve yaşamımızı etkiler. Olumlu düşünmek, beynimize daima pozitif düşünceler göndermek, bu yüzden çok önemlidir. Sabah işe gitmek için kalkıp da pencereyi açtığınızda, karanlık ve yağmurlu bir havayla karşılaştığınızı düşünelim. Birden kendinizi karamsar hissedip “Bugün berbat geçeceğe benziyor.” derseniz, bilinçaltınıza ‘Bu günümün kötü geçmesini istiyorum’ mesajı göndermiş oluyorsunuz. Bilinçaltı, verilen emri yerine getireceğinden gününüz akşama kadar gerçekten kötü geçecektir. Bilinçaltı, mesajınızı emir olarak algılar bu yüzden sizi gün boyunca olumsuz bir ruh hali içinde tutar. O, yalnızca görevini yerine getirmiştir. Bilinçaltı, düşündüğümüz olumlu ya da olumsuz her şeyi, hatta aklımızdan geçenleri alır ve kaydeder. Bu mesajlar onun için emirdir. Yeri geldiğinde de uygular.

 

Üniversite sınavlarına hazırlanan bir öğrenci başaramayacağına inanır ve bu duygularla sınava girerse, büyük ihtimalle sınavı kazanamayacaktır; çünkü bilinçaltına önceden “Bu sınavı kazanmak istemiyorum.” mesajını göndermiştir. Bilinçaltı alınan emri aynen uygular ve öğrenci sınavı kazanamaz.

sınavlarda heyecanlanan, korkan öğrenciler vardır. Onlara, sınava iyi hazırlanıp hazırlanmadıklarını sorduğumuzda hazırlandıklarını söylerler. Bunlar genellikle iyi öğrencilerdir ve tam not (beş) alamayacakları endişesini taşırlar. Onlara, kendilerine güvenmelerini, eğer beş alacaklarına inanırlarsa, gerçekten beş alabileceklerini söylerseniz. Sınavdan önce, bilinçaltına başarılı olacakları ve beş alacakları mesajını gönderirler. Sonuç da bekledikleri gibi olur. Buna karşılık bazı öğrenciler, “Üç alsam yeter.” diyorlar. Onlara “Sizce üç yeterli bir not mu? Neden daha fazlasını istemiyorsunuz? Üç alacağım derseniz, tabii üç alırsınız” dediğinizde, onlar da bilinçaltına tam not alacaklarına dair mesaj gönderiyorlardı. Bilinçaltına istediğimiz mesajı gönderirken inanmak çok önemli. Düşüncelerimizi yalnızca kendimiz seçiyoruz. O halde neden sürekli olumlu ve bizi güçlendirecek düşünceler seçmeyeliz.

 

 

 

Yeni bir hayata başlamaya karar versek de, bilinçaltındaki kalıplaşmış düşüncelerimizi değiştirmedikçe yeni hayatımızı oluşturmamız zordur.

Değişimin tek yolu, bilinçaltına bugüne kadar yüklediğimiz eski, negatif düşünce kalıplarından kurtulmak, bunların i yerini yenileri ile doldurmaktır. Hayatta anlamlı yaşamanın,mutlu ve başarılı olmanın, hedeflediğimiz şeylere ulaşmanın tek yolu budur. Bilinçli olarak düşündüğümüz her düşünce bilinçaltını etkiler. Bilinçaltı emri alır uygular ve bizi eyleme geçirir.

“Düşündüğümüz her şey gerçek olur.” Bu doğanın değişmeyen yasasıdır. Ne yazık ki bugün, içinde bulunduğumuz toplumdaki inanış bu kanunun tam tersidir. Bunun nedeni toplumdaki “kadercilik” anlayışıdır. Bugün hala çoğu insan, başlarına gelen musibetlere “kader” gözü ile bakıyorlar. Yaşadıkları acıların, hastalıkların, sorunların nedenini kadere mal edip “Şans bana bir türlü gülmüyor.” veya “İşlerim bir

. türlü yolunda gitmiyor.” şeklinde açıklıyorlar. Kadercilik böyle düşünen insanların mutluluklarının önündeki en büyük engeldir. Bu anlayışı yıkmanın tek yolu, insanın kendi gerçeğini bilmesidir. Bu, bu dünyada bilinmesi gereken tek şeydir. İnsanın kurtuluşu, bu gerçeğin bilinmesi ile mümkün olacaktır. Yeniden mutlu bir dünya yaratmanın tek yolu budur.

 

Bilinçaltı ile ingilizce öğrenme programında kullanılan bilinçaltı öğrenme yöntemleriyle öğrenme hızlandırılır.

 

5 günde İngilizce eğitimlerinde kullanılan NLP ve bilinçaltı öğrenme teknikleri öğrenilen bilgilerin uzun sureli hafızada daha kalıcı olmasını sağlar.

 

5 Günde İngilizce eğitimi ingilizce sektörünün öncülerinden olan SMART EĞİTİM&DANIŞMANLIK tarafından 2001 yılından bu yana uygulanmaktadır

Dec
17

Nlp Tekniğiyle Hızlı İngilizce

NLP Tekniği ile HIZLI İNGİLİZCE

Beynimizi bilinçli beyin ve bilinçaltı olmak üzere iki bölümde incelersek

Bilinçli beyni zihin ve akıl olmak üzere ikiye ayırabiliriz.

Zihnimizde düşünceler, hisler ve duygular vardır. Aklımız ise analiz eder, hükümler ve kararlar verir.

Beynimiz bir dakikada üçbin veri alır. Bilinçli beyin bunun ancak üç ya da yedi tanesini alır. Diğerleri bilinçaltına atılır. NLP, bu verileri daha fazla almamız ve en iyi şekilde nasıl kullanacağımızla ilgilidir. Bu verileri daha fazla almamız ve kullanmamız beynimizden daha fazla nasıl yararlanacağımız anlamına gelir. Bunun için önce beynimizin yapısını bilmeliyiz.

Bilinçli beynimiz içsel davranışlarımızla ilgilidir. Davranışlarımızı düşüncelerimiz oluşturur. Beynimizde oluşturduğumuz düşünceler davranışlarımızı, davranışlarımız alışkanlıklarımızı, alışkanlıklarımız da karakterimizi oluşturur. O anda içinde bulunduğumuz durum beynimizde oluşturduğumuz düşüncelerle ilgilidir. Düşüncelerimiz pozitif ise, bizi mutlu kılan ve coşku içinde bir durumda bulunuruz. Negatif düşünceler içindeysek, karamsar ve mutsuz bir durumda olmamız kaçınılmazdır. Genellikle negatif ya da pozitif ruh hali içinde bulunmamız, olaylar karşısında otomatikleşmiş düşüncelerimizle ilgilidir. Tıpkı ilkokul öğrencilerinin dört ve beşinci sınıf Fen Bilgisi kitaplarındaki “Kobay deneyi” gibi. Kobaylarla uzun süre yapılan aynı deneyin sonucu davranışlarının otomatikleştiği görülür. Bu davranışın adı kitaplarda “Şartlı refleks” diye geçer. Her zil çalışında kobay gider ve bulunduğu yerden peyniri alır.

İçinde bulunduğumuz toplumda, tıpkı yukarıdaki örneklerde olduğu gibi davranışlarımızı otomatik olarak yaşarız.Bunun nedeni, sınırlandırılmış düşüncelerimizdir. Genellikle sevdiğimiz bir arkadaşımızla sohbet ederken pozitif durum içindeyizdir. Çevremizde gelişen olumsuz bir olay ya da bize söylenen kinci bir söz karşısında ise, hemen negatif ruh haline bürünürüz. Hemen hepimiz benzer olaylara aynı şekilde tepki veririz. Peki sizce negatif ortamda bulunan bir insanın hiç etkilenmemesi mümkün mü? Ya da birinin söylediği kinci söz karşısında pozitif ruh halini ve durumunu korumak mümkün olabilir mi? Evet olabilir. Bu mümkündür. Zihnimizi yöneterek bunu başarabiliriz. Düşüncelerimiz zihnimizde oluştuğuna göre, düşüncelerimizi yöneterek zihnimizi yönetebiliriz.Bize söylenilen incitici sözler, kendi dışımızdarı geldiğinden, onları kabul edip etmemek kendi elimizdedir. Kendimizle barışık olursak, dışımızdaki olumsuzluklar bizi etkilemez.

Düşüncelerimiz hareket halinde birer enerjidir. Zihnimizden çıkıp uzaya yayılırlar ve orada enerji topu olup yeniden beynimize geri dönerler. “İnsan düşündüğü şeydir.” Bugünkü yaşamımızı, geçmişteki düşüncelerimiz oluşturdu.Bundan sonraki yaşamımızı da, şimdiki düşüncelerimiz oluşturacaktır.

NLP, düşüncelerimizi otomatik olmaktan çıkarıp, kendimizi nasıl yöneteceğimizle ilgili bir bilimdir. Bunu, zihnimizi yöneterek yaparız. İnsan, beynini istediği gibi yönetebilecek güce sahiptir. Bunun için insanın kendi gerçeğini bilmesi gerekmektedir. İnsan bu dünyaya yaşam mücadelesi vermek, ya da imkansızlıklar içinde acıyla yaşamak için gönderilmemiştir.

Bu dünyaya gelişin gayesi vardır. Bu dünyaya gönderilmiş; ama başı boş bırakılmamıştır.Kendini yönetecek muhteşem bir beyin gücüyle gönderilmiştir.

Okullarımızda mantık, matematik, fizik, kimya öğretilirken beynimizin nasıl çalıştığı öğretilmiyor. Çocuk kendi gerçeğinden habersiz yetişiyor. Bugünkü eğitim sistemimiz yalnızca almayı öğretiyor. Vermeyi öğrenmeyen çocuk, bencil düşünüşlerle ve davranışlarla büyüyor. Oysa yaradılışın gayesinde kendi gerçeğimizi bildiğimizde, hiçbir şeye ihtiyacımız olmadığını da biliriz. Başkalarından beklediğimiz sevgi, saygı, hoşgörü ihtiyacımız da yok olur; çünkü bunların içimizde var olduğunu biliriz. Beynimizin yapısını bildiğimizden, dışarıdan gelecek ve bizi olumsuz etkileyecek her türlü etkiyle başa çıkabileceğimizi biliriz.

Zihnimizin tıpkı bir çocuk gibi yönetilmeye ihtiyacı vardır. Bir anne, parka götürdüğü küçük çocuğunu sürekli gözetim altında tutar. Elinde okuduğu gazeteye dalar, çocuğu başıboş bırakırsa birazdan çocuğunun ağlama sesiyle irkilebilir. Zihnimizi yönetmek düşüncelerimizi kontrol altında tutmak demektir. Bunu yapmazsak zihnimize negatif düşüncelerin dolmasına engel olamayız. Tıpkı bahçemize yabani otların dolması gibi.

Düşündüğümüz her şey gerçek olur. Düşündüğümüz şeyleri yaşarız. O halde neden negatif şeyler düşünelim? Zihnimize gerçekleşmesini istediğimiz olumlu düşünceler gönderirsek, beynimize giden yollar açılır ve beynimiz bu mesajı alır. Zihin ve beden ayrılmaz ikili olduğundan davranışlarımız ve içinde bulunduğumuz durum da olumlu olur. Sürekli olumlu düşünmek ruhu güçlendirir.

Güçlü bir ruha sahip olduğumuzda etrafımızdaki negatif olaylar bizi etkilemez. Bunun için hedeflerimizin olması ve zihnimizi her zaman hedeflerimize odaklamamız gerekir. Ruhun güçlü olması, zihnimizin dingin olmasına bağlıdır. Kin, nefret, kızgınlık, kıskançlık, öfke gibi zararlı duygular zihne ağır gelir, taşıyamaz. Her gün sessizlik ortamında yapılacak meditasyon benzeri bir gevşeme tekniğiyle bu duygular yerini olumlu duygulara bırakır. Ancak geçmişte yaşadığımız negatif olaylar ve kişilerle ilgili duyguların tamamen yok olması ve bizi bir daha etkilememesi NLP teknikleriyle mümkündür.

 

 

Ne kadar başarılı olursak olalım, çevremizdeki negatif olaylardan ve ilişkide bulunduğumuz insanların negatif davranışlarından etkileniriz. Aslında iyi ya da kötü diye bir şey yoktur. Bu bizim olaylara ve kişilere o anki duruma göre yüklediğimiz anlamdır. Bir insan için “kötüdür” diyebilir miyiz? Kötü olan o insan değil, davranışıdır. Bunu bilirsek, nesnelere yüklediğimiz anlamı değiştirebiliriz. Bu, yalnızca bizim elimizdedir. Davranışlarımız, durumumuz ve hayat tarzımız bizim nesnelere gösterdiğimiz tepki, verdiğimiz anlam ile doğru orantılıdır.

 

NLP tekniği ile İngilizce eğitimlerinde katılımcılar stressiz bir ortamda olabildiğince rahat ve pozitif bir ruh halinde öğrenmeye daha açık bir şekilde hedef dil olan İngilizceye bilinçaltı düzeyde odaklanırlar.

 

5 Günde İngilizce eğitimlerinde kullanılan NLP Teknikleri kişilerin motivasyon kaynaklarını harekete geçirerek eğitime daha iyi odaklanmalarını sağlar ve öğrenme daha kolay gerçekleşir.

 

SMART EĞİTİM&DANIŞMANLIK tarafından 2001 yılından beri uygulanan 5 Günde İNGİLİZCE eğitimi Türkiye’de hızlı ingilizce sektörünün oluşmasına neden olmuştur.